Kanuni Sultan Süleyman Türbesi

İstanbul Eminenü ilçesi Süleymaniye camiinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman Türbesi Eşi Hürrem Sultanın Türbesinin hemen yanında Süleymaniye camiinin avlusunda bulunmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar Seferinde Zigetvar kalesinin Fethedilişi sırasında 6-7 Eylül 1566 tarihinde vefat etmiştir. Kalenin düşmesinden bir kaç saat önce vedat eden Kanuni Sultan Süleyman Zigetvar kalesinin fethedilişini görememiştir. Sokullu Mehmet Paşa Kanuninin şehit olduğunu askerler arasında karışıklığa yol açmamak için ordusundan saklamıştır. Kanuninin iç organları şehit olduğu yere gömülmüştür. Sefer dönüşü sırasında Belgratta Kanuninin vefatı askerlere söylenmiş Belgratta kılınan cenaze namazı sonrası 400 kişilik bir tabur asker eşliğinde, Vezir Ahmet Paşa’ nın kamutasında Kanuni Sultan Süleymanın naaşı istanbula getirtilmiştir. İstanbul’da Süleymaniye camiinde tekrar kılınan cenaze namazı sonrası Süleymaniye camii mihrabının tam önüne gömülmüştür. Süleymaniye camiinin avlusunda Eşi Hürrem Sultan dışında oğlu Sultan II Selim, II Ahmed ve Hasekisi Rabia Sultan, Kızı Mihrimah Sultan, II Ahmedin kızı Asiye Sultan, II Süleyman ve Annesinin türbeleri yer almaktadır. Süleymaniye Camiinin 2009 yılında kapsamlı Restorasyon çalışmaları sırasında hepsi özgün halinde restore edilerek gelecek nesillere aktarılması konusunda büyük bir çalışma yapılmıştır.

+Devamını Oku

Ayşe Hafsa Sultan-Valide Sultan

Kanuni Sultan Süleymanın annesi ve Yavuz Sultanın eşi Ayşe Hafsa Sultan (Âyişe Hâfize Sultan, عایشه حفصه سلطان) ,Ö: Valide Sultan, 1479 – D: 19 Mart 1534), yılları arasında hayata gözlerini yummuştur. 1520 yılında Kanuni Sultan Süleymanın tahta çıkmasıyla birlikte Ayşe Hafsa Sultan Valide Sultan olarak anılmaya başlamıştır. Osmanlı padişah anneleri arasında ismi Valide Sultan olarak anılan tek padişah annesidir. Bu dönemde Kanuni Sultan Süleymanın eşi Hürrem Sultan ile evlenmiştir. Kanuni’nin eşi Hürrem Sultan ve Annesi Valide Sultanın görüş ve düşüncelerine çok önem verdiği sık sık her ikisinede danıştığı bilinmektedir. Oğlu Kanuni Sultan Süleymanın sancakbeyliği döneminde uzun seneler Manisa’da kalan Valide Sultan’ın kendi adına yaptırdığı daruşifai hamam sıbyan mektebi, imaret ve hankah’tan meydana gelen Külliye bulunmaktadır. Bunların dışında manisa’da birde mescid yaptırmıştır bu eserin adı bimaristanı ile ünlüdür. Valide Sultan inşa ettirdiği yapıların devamlılığı için Urla’da bulunan çiftliklerinden gelen paralarını bu eserlerin inşaasına aktardı. 15 yıl valide Sultan olarak kaldıktan sonra 19 Mart 1534 tarihinde ölmüştür.

+Devamını Oku

Kanuni Sultan Süleymanın Şiirleri

Yavuz Sultan Selimin oğlu Kanuni Sultan Süleyman 10. Osmanlı Padişahı (Osmanlı Türkçesi: سليمان اول, Süleyman-ı evvel)
Duygusal yönüylede bilinen padişah Sultan Süleymanın bir çok şiiri bulunmaktadır. Osmanlı döneminde şiirin büyük üstadlarındanda ( Klasik şiirin ustası Fuzûli ve Şairler Sultanı Bakî) ilham almıştır.

Yazdığı Şiirler

Bu şiir Kanuni Sultan Süleyman tarafından Padişalık yaptığı dönem boyunca Süleymanın yanında ve en büyük destekçilerinden biri olan Eşi Hürrem Sultana yazılmıştır.

Celis-i halvetim, varım, habibim mah-ı tabanım
Enisim, mahremim, varım, güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılım,ömrüm, şarab-ı kevserim, adnim
Baharım, behçetim, rüzum, nigarım verd-i handanım

Neşatım, işretim, bezmim, çerağım, neyyirim, şem’im
Turuncu u nar u narencim, benim şem’-i şebistanım

Nebatım, sükkerim, genc,m, cihan içinde bi-rencim
Azizim, Yusuf’um varım, gönül Mısr’ındaki hanım

Stanbulum, Karaman’ım, diyar-ı milket-i Rum’um
Bedahşan’ım ve Kıpçağım ve Bağdad’ım, Horasanım

+Devamını Oku

Kanuni Sultan Süleymanın Eşleri

Gülfem Hâtûn ve Çocukları:

Polonyalı Anna yada Gülfem hatun, 1512 ile 1515 yılları arasında Şehzade Murad’ı doğurduğu ve saray cariyelerinden geldiği söylenmektedir. Şehzade 1-2 yaşlarında hastalanıp vefat etmiştir. Gülfem Hatun 1-2 yıllık sultanlığından sonra da yaşamına sarayda hareme yardım ederek devam ettirmiş ve yine gözlerini sarayda kapamıştır. Toplamda Kanuni Sultan Süleymanın 4 eşi olduğu bilimektedir. bunlardan ilki Gülfem Hâtûn’dur …………………………………………………………………………………………………………………………….


Fülâne Hâtûn ve Çocukları:

Şehzade Mahmud ‘un annesi Manisa saraya 1511 girdiğindeki adı hiç değişmemesi üzerine Arap asıllı olduğu düşünülmektedir. I.Süleyman’ın Manisa Valiliği sırasında sunulduğu da sayılmaktadır. 1512 yılında Şehzade Mahmud ‘u doğurduğu görülüyor. Fakat I.Süleyman çocuk yaşlarda olduğundan dolayı Fülane Hatun ve Şehzade Mahmud ‘la ilgilenmediği ve Arnavut güzeli Mahidevran Sultan’ın I.Süleyman’a sunulmasıyla güzelliği ve zekasıyla I.Süleyman’ı etkilemiş ve üstüne bir de Şehzade Mustafa’yı doğurunca Fülane Hatun gözden düşmüştür. Şehzade Mahmud Veliaht konumda iken Kanuni’nin heryerde Veliahtı Şehzade Mustafa’yı göstermesi Fülane Hatun’un gözden düşmesine örnek sebeplerdendir.


Mahidevran Sultan ve Çocukları :

Abdullah kızı Mahidevran Sultan ya da Mahidevran Gülbahar Sultan (d.1498-ö.1580) Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi ve Şehzade Mustafa’nın annesi. Mahidevran Sultan 1498 yılında Arnavutlukta doğmuştur. Kanuni tahta çıkmadan önce Manisa valisi olarak görev yapmaktayken gözdeleri arasına girmiştir. 1515 yılında Kanuni’nin en büyük erkek çocuğu olan Şehzade Mustafa’yı dünyaya getirdi. 1520 yılında eşinin padişah olması üzerine çocuğuyla birlikte İstanbul’a geldi. Bu sırada Hürrem Sultan saray haremine girmişti ve kısa zamanda Kanuni’nin en sevdiği eşi haline gelmişti. 1521 yılında Hürrem Sultan da’ Şehzade Mehmed dünyaya getirdi.


Haseki Hürrem Sultan ve Çocukları:

Şehzade Mehmet’ten sonra Selim, Bayezid, Cihangir adlı 3 şehzade ve Mihrimah adlı bir kız çocuğu daha dünyaya getirdi. Çocuklarını büyütürken ileride oğullarından birinin tahta geçmesi için önlerindeki engelleri kaldırma mücadelesi verdi. Kanuni’nin nikahlı eşi. Hürrem Sultan’ın saraya gelişi ve Kanuni ile tanışması hakkında kesin bilgiler yoktur. Hürrem Sultan saraya getirildiğinde Kanuni’nin Manisa valisi iken birlikte olduğu Mahidevran Sultan’dan Mustafa isimli bir oğlu vardı. Sarayın en nüfuzlu kadını padişahın annesi Ayşe Hafsa Sultan, ikinci derece nüfuzlu kadın Mahidevran Sultan idi. Hürrem, saraya girdikten sonra Kanuni ile ilişkisinden 1520/21’de Şehzade Mehmet dünyaya geldi ve böylece Hürrem Sultan saraydaki en nüfuzlu üçüncü kadın durumuna geldi. İki haseki arasındaki rekabet, bir gün kavgaya dönüşmüştür. Hürrem Hatun bu kavgayı çeşitli entrikalarla aleyhine çevirmiştir. Pek çok yazara göre bu olaydan sonra gözden düşen Mahidevran Sultan, 1533’de Manisa valiliğine atanan oğlu Şehzade Mustafa’nın yanına gönderildi ve Hürrem Sultan, onun yerini aldı. Mahidevran ile Hürrem arasındaki mücadelede Mahidevran Sultan’ı tuttuğu düşünülen ve oğlu üzerinde büyük nüfuzu olduğu söylenen Valide Hafsa Sultan’ın 1534 yılındaki ölümü ile Hürrem’in saraydaki

etkisi daha da artmıştır. Fakat Valide Sultan’ın ölümünden sonra Mahidevran Sultan veliaht annesi olduğu ve Şehzade Mustafa’nın tahta çıkmasına kesin gözle bakıldığı için Valide Sultan’lığa hazırlanmaya başlamıştır. Şehzade Mustafa’nın Kanuni’nin en büyük oğlu olması ve sevilen bir şehzade olması nedeniyle babasından sonra tahta çıkması bekleniyordu. Ancak Kanuni 1553 yılında oğlu Mustafa’yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla boğdurttu. Hürrem Sultan’ın Kanuni’yi bu kararında etkilediği inancı yaygındır. Mahidevran Sultan, eşi tarafından ölüme terkedilmişti.Fakat Hürrem Sultan’ın oğlu Sarı Selim tarafından maaş bağlatmış,ev almıştır.Sarı Selim, Şehzade Mustafa ve Mahidevran Sultan’ın türbesini yaptırmıştır.Hürrem Sultan’ın ölümü üzerine Hürrem Sultan’ın oğlu II. Selim tahta çıktıktan sonra Mahidevran Sultana maaş bağlattı. Mahidevran Sultan’ın Şehzade Mustafa ile birlikte Manisa’ya Sancak Beyliği görevi için gönderilmesi, sarayda Hürrem Sultan’ın kalması ve Valide Sultan olan Ayşe Hafsa Sultan’ın ölümü Mahidevran Sultan’ın gücünün azalmasına, yoksul ve zorlu bir hayat yaşamasına neden olmuştur. 1580′li yıllarda Bursa’da oğlunun Türbesi başında vefat etmiştir.

+Devamını Oku

Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

Kanuni Sultan Süleyman Sözleri

 Denizde savaşmadan, karada fetih olmaz.

Altın ver, altın ver ki görsünler hazinenin kudretini.

Halk içinde devlet kadar itibarlı bir başka şey yoktur ama, dünyada bir nefeslik sıhhat gibi saadet ve zenginlik olmaz.

Kılıcın yapamadığını adalet yapar.

Bir sapkın Divanımıza gelir ve Peygamberimiz hazretlerinin yüksek fanına gölge düşürür, saçma sapan konuşmaya cürret eder ve saçmaladığı delillerle isbat edilip susturulamaz, çıkar gider. Buna sebep nedir?

Bre Hasancan, devletin işi görmezden gelmek değildir. Elbet zulmedenler saptanıp cezasını çekecektir.

Hiçbir şeyi ben yaptım deme. Ele geçirdiğin tüm kaleler, kazandığın tüm başarılar Allah’ın bir lütfudur.

Kafirin tedbiri bizi yolumuzdan çeviremez. Rodos illa alınacaktır. Yiğitlik bu mudur? Niçin gayret göstermezsiniz? Rodos şiddetli topçu ateşi ve hücumlarımız karşısında hala ayakta sallanıyor da neden bir türlü düşmüyor?

Dünya bir hayaldir.

Bre Hayrettin bir kulun ömrüne bu kadar az zamanda bu kadar çok fütuhat düşmez. Siz in misiniz yoksa cin misiniz? Bana ister manzum ister mensur bir eser yaz ben de haine-i amiremde saklayayım ki bizden sonra gelecek nesillere ibret ve ders olsun. (Barbaros Hayreddin Paşa’ya Gazavat-ı Hayrettin Paşa’yı yazdırmak için fermanı)

Bu ne güzellik, bu ne yüz, bu ne kokudur? Aklım saçının kokusuyla doludur, Muhibbi (Kanuni) ansızın divane oldu, bu ne aşk, bu ne dert, bu ne huydur? (Hürrem Sultan’a atıf şiirlerinden biri)

+Devamını Oku

Hacked by HiLLs

  • 28 Mart 2012 Saat: 12:36
  • Genel
  • 1 Yorum

Hacked by HiLLs

+Devamını Oku